Türkiye’nin Faktoring Sektörü ve Ekonomik Konjonktürü

Ekonomi sektöründe en çok kullanılan terimlerin başında konjonktür ve faktoring geliyor. Türkiye’nin faktoring sektörü ve ekonomik konjonktür durumu da en çok merak edilen konular arasında yer alıyor. Peki, konjonktür nedir? 2021’de Türkiye’nin faktoring sektörü raporu nasıldı?

29.12.2021Figopara
Türkiye’nin Faktoring Sektörü ve Ekonomik Konjonktürü

Konjonktür Nedir?

Konjonktür, ülke ekonomisinde yaşanan inişli-çıkışlı dalgalanma hareketlerinin bütünüdür. İktisatçılar için gayri safi milli hasıladaki yaklaşık olarak en az altı ay süren daralma veya durgunluk olarak da tanımlanır. Daha uzun süreli veya daha şiddetli olan geçen dönemler ise bunalım veya depresyon zamanları olarak belirlenir. 

Ekonomik Konjonktür Nedir?

Siyasi ya da toplumsal alanlardaki istatistiklerden faydalanarak yaşanan olayların gelecekteki gelişmeleriyle ilgili tahminlerin tümüdür. Ekonomik konjonktür dönemi genellikle daralma, genişleme, tepe ve tip olarak 4 aşamadan meydana gelir. Örneğin, stokların tükenmesi ekonomide durgunluk olarak yorumlanır. Bu durgunluk döneminde yatırımların azaldığı, istihdamın daraldığı, gelirlerin ve talep edilen stok fiyatlarının düştüğü gözlemlenir. 

2021 Türkiye Faktoring Sektörü Raporu

Faktoring, mal ve hizmet satışlarından doğan vadeli alacakların temlik yolu ile bir faktoring kuruluşuna devredilmesi ve bu alacakların faktoring kuruluşu tarafından yönetilmesidir. Finansal Kurumlar Birliği’nin (FKB) çatısı altındaki faktoring, finansman, finansal kiralama ve varlık yönetim sektörünün ülkemizde 2021 yılına ait konsolide verileri şu şekildedir:

  • İşlem hacmi 130,8 milyar TL,
  • Özkaynak büyüklüğü 32,3 milyar TL,
  • Müşteri sayısı 6,9 milyon TL,
  • Aktif toplam ise 179,6 milyar TL.

Veriler kapsamında Türkiye’nin faktoring sektöründe 2021 yılının ilk yarısında gözlemlenen bu değişim, geçen yılın aynı dönemine göre %27 oranında büyüme kaydetmiştir. 2020 yılında da Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) faktoring şirketlerine temettü dağıtımını izne bağlaması ve 25 Şubat 2020 tarihinde sadece faktoring şirketlerinin asgari ödenmiş sermaye şartını 30 milyon TL’den 50 milyon TL’ye çıkartması nedeniyle sektörün öz kaynakları %10 oranında artış gösterdi. Ancak sektörün aktiflerinin büyüme oranının daha yüksek olması, öz kaynak oranının %22’den %18.6’ya gerilemesine yol açtı. Mart 2021 itibarıyla ise net faktoring alacaklarındaki küçülmenin aktiflerde de küçülmeye yol açması nedeniyle öz kaynak oranı artış göstererek %20.5’e yükseldi. Elde edilen veriler incelendiği zaman ekonomik büyümenin içinde bulunduğumuz konjonktürde, FKB bünyesindeki sektörlerin hacimlerinde belirgin ve iyi değerlendirilen artışlar gözlemlendi.

KOBİ’ler ise günümüzde şahit olduğumuz ekonomik dalgalanmalardan ve finansal sıkıntılardan en çok etkilenen ve bu sebeple nakit akışında sorun yaşayan işletmelerden biri. Ülke ekonomimiz için kritik bir yere sahip olan KOBİ’lerin finansal faaliyetlerinin devamlılığını sağlayabilmeleri oldukça önemlidir ve bu bağlamda desteklenmeleri gerekir. KOBİ’lerin yararlanabileceği destekler hakkındaki yazımızı okumak için burayı tıklayabilirsiniz.

Faktoring Sektörünün Karşılaştığı Başlıca Sorunlar

Sektörün büyüme rakamlarının arkasında, tedarikçilerin ve faktoring kuruluşlarının birlikte çözmesi gereken üç yapısal sorun bulunuyor:

  • Teminat ve maliyet baskısı: Borçlusu köklü kurumsal firmalar olsa bile tedarikçiler, kendi kredibiliteleri ve bilançolarındaki yüksek kredi borç oranları nedeniyle işletme sermayesi ihtiyacını bankalardan veya faktoring şirketlerinden ancak teminat karşılığında, yüksek faiz ve komisyon oranlarıyla karşılayabiliyor.
  • Temlikin ticari ilişkiye yansıması: Kurumsal şirketlerin faturalarının tedarikçi tarafından faktoring şirketine temlik edilmesi, borçlu firmada tedarikçisinin güvensiz ya da kalitesiz mal ve hizmet sağlayacağı kanaatini doğurabiliyor; bu da iş ilişkilerinin bozulmasına yol açabiliyor.
  • Kağıt faturada doğrulama sorunu: Klasik ortamda düzenlenen kağıt faturaların gerçek bir ticarete konu olup olmadığının faktoring şirketleri tarafından kesin olarak tespit edilememesi, sahtekarlık ve dolandırıcılığı sektörün karşılaştığı en önemli sorun haline getiriyor.

Nakit Akışı Sorunu Şirketlerin Ömrünü Nasıl Kısaltıyor?

İstanbul ve Ankara Ticaret Odaları’nın paylaştığı verilere göre Türkiye’de 2014’te kurulan şirketlerin %22’si, 2015’te kurulanların ise %18’i kuruldukları yıl içinde kapandı. Şirketlerin ortalama ömrü 12 yıl ve kapanan her dört şirketten biri iflas ediyor. Kapanan şirketlerin en önemli sorunu nakit akışı; geciken ya da hiç yapılamayan tahsilatlar da bu sorunun başlıca sebebi olarak biliniyor. Yukarıda sayılan yapısal sorunların çözülmesi bu nedenle yalnızca faktoring sektörünü değil, ülke ekonomisinin tamamını ilgilendiriyor.

Figopara ile İhtiyaç Duyduğunuz Finansal Desteğe Anında Ulaşın!

İş akışınızı hızlı, kolay ve güvenilir bir şekilde ilerletirken daha verimli işletme sermayesi ve bilanço yönetimi sağlayabilirsiniz. Figopara ile hem evrak sürecinizi en aza indirmeniz, hem de çoklu finans kurumu seçeneği ile daha yüksek kredi imkanına sahip olmanız mümkün. Figopara’nın sağladığı avantajlardan yararlanmak için yapmanız gereken tek şey; hiçbir ek şart ve ücret olmadan platformumuza üye olmak. Siz de Figopara’ya katılın, sermayenizi hiç olmadığı kadar artırın!

İşletmeniz için sıradaki adım

e-Fatura Finansmanı

Kestiğiniz e-faturaları vadesinden önce nakde çevirin, tahsilatı beklemeden işletme sermayenizi güçlendirin.