Aralık 2018 Tarihli UNIBUSINESS Röportajı

FİGOPARA İLE NAKİT SIKIŞIKLIĞINA SON 

Tedarikçi, alıcı ve finans kurumu arasındaki sürecin optimize edilmesini sağlayarak alıcıların nakde daha kolay ve hızlı ulaşmasını sağlayan Figopara, bugün 6 olan büyük alıcı firma sayısı ile 2 bimim üzerinde tedarikçiye hizmet veriyor. 2019’un ilk çeyreği sonunda en az 20 büyük alıcıya, sistemde bulunan banka sayısını ise 5’ten 10’a çıkarmayı planladıklarını belirten Figo Ticari Bilgi ve Uygulama Platformu Genel Müdürü Avşar Dirgin “Hizmet yelpazemizi genişleterek tedarikçi finansmanı yanında alacak finansmanı konusunda da hizmet vermeyi planlıyoruz” diyor 

Öncelikle fintech sektöründen söz eder misiniz? Çok uzun yıllara dayanmasa bile son yıllarda ciddi yatırım alan bir sektör. Bu sektörün gelişimini nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Son yıllarda özellikle ödeme kuruluşu ve e-para tarafında fintech jargonu çok fazla kullanılır oldu. Bunu ana sebebi şu: Normalde bankaların hegemonyasında olan finans sektörüne yavaş yavaş farklı firmalar girip bankalardan pay almak adına aksiyon almaya başladı. Bunun paralelinde BBDK regülatörlük görevi gördüğü anda yasa çıktı fintech ödeme kuruluşları ve elektronik paracılarla örtüşmeye başladı. 

Aslında fintech sadece o dikeye hizmet veren bir sektör değil, finans üzerine herhangi bir teknolojinin hayata geçtiği, kullanıcıların hayatını kolaylaştıran her türlü iş fintech kapsamına giriyor. 

Türkiye’de de bu iki dikeyin dışında aslında fintech alanında faaliyet gösteren çok fazla firma var. Büyük firmalar olduğu gibi pek çok startup da var.  Içlerinde data işleyenler olduğu gibi insanların kullandıkları cüzdan yerine geçmeye çalışan irili ufaklı firmalar da var. 

Fintech aslında büyük finansal kurumların hantal kaldığı ya da operasyonel olarak girmek istemedikleri yerler.  İrili ufaklı firmalar da bu misyon ile pazara girmeye çalışıyor. Bankalar da ilk etapta bu firmaları rakip olarak görmeye başlamışken şimdi tamamlayıcı olarak görmeye başladı. 

Önümüzdeki dönemde de finans sektöründeki bu tür boşluktan dolduracak firma sayısının hem artacağını hem de işlerin çeşitleneceğini düşünüyorum. Figo da aslında daha önce hiç girilmeyen bir dikeyde ortaya çıkan bir fikir. 

SÜREÇLERİN HIZLI OLMASI IÇIN TEKNOLOJİK DESTEK SUNUYORUZ 

Figo’dan biraz söz eder misiniz? Kimsiniz, neler yapıyorsunuz ne tür hizmet ya da çözümler sunuyorsunuz? 

Figo aslında Türkiye’deki iki rakip şirket olan LOGO Yazılım ve Foriba’nın kurduğu bir ortak startup. Buradaki fikir şu: İnsanların alacaklarının takip edilmesi noktasında sunulan pek çok çözüm var. Fakat tedarik anlamında, borçlu olan firmaların beklentilerini karşılamak anlamında büyük finans kurumları dışında çalışan herhangi bir firma yok. Figo da tedarik finansmanı yönetimi noktasında 1,5-2 yıl önce bu boşluğun görülmesiyle ortaya çıkıyor. Ne yapar günlük hayatta? Figo öncelikle bir platform. 

Platform kolaylık üzerine dizayn edildiği için yerinizden kalkmadan nakde kavuşmanızı sağlayan bir süreci yönetiyoruz. Hem kolaylık hem de oran anlamında beklentiler karşılanıyor. 

İşin alıcı, satıcı ya da finans kurumu noktasında firmaların kendi iş kollarındaki işlere karımaz ancak bu firmaların birbirleriyle iletişimde olduklan her noktada süreçlerin hızlı ve sorunsuz olması için, takip edilebilir olması için gerekli teknolojik desteği sağlar. Bir üçgen düşünelim. Üçgenin bir tarafında tedarikçi firma var, ürünü satıp günün sonunda para kazanacak kişi. Diğer tarafında alıcı dediğimiz, satıcıdan mali alan ve karşıya borçlanan firma. Bir de aslında resimde olmasa da bu iki kurum arasında finansal ilişkiye yönetebilecek finansal kurum var. 

Bu üçü aslında birbirine değiyor ama hepsi aynı doğru üzerinde birbirine dokunamıyor. Figo buradaki boşluğu dolduruyor. Her üç parti ile hem teknik hem idari anlamda anlaşıyor, bu üç partinin birbirleriyle olan ilişkilerinin daha kolay ve izlenebilir hale gelmesi için bazı süreçleri optimize ediyor. Diğer taraftan işin finansal boyutuna geldiğinde alıcı ile saha arasındaki finansal ilişkinin parasal duruma dönmesi gereken noktalarda sürecin optimize edilmesini sağlayan Figopara çözümünü sunuyoruz. 

Dolayısıyla biz, çok fazla tedarikçi ile çalışan büyük alıcı firmalar ile o tedarikçiler arasındaki zinciri sağlayan bir teknoloji firması noktasına geliyoruz. 

Arkamızda da bu işin finansal tarafını götüren bankaları ekosistemimize katıyoruz. 

HEDEF: 2019 İLK ÇEYREĞİ SONUNDA 10 BANKAYI SİSTEME ALMAK 

Bu sisteme dahil olan kaç banka var çalıştığınız?

Şu an beş banka ile çalışıyoruz ama halihazırda  görüştüğümüz bir 5 banka daha var. Hedefimiz 2019 yılı ilk çeyreği sonunda minimum 10 bankaya çıkabilmek. Niye banka sayısı bizim için önemli? Bankaların bu üçgendeki rolü; alacaklı olan tedarikçinin elindeki faturasını nakde çevirmesini sağlamak yani para vermek. Ne kadar çok banka o kadar çok kredi havuzu ve aslında destekleyen firma demek Sistemde 10 banka olması herkesin havuzunun büyük olmasını sağlayacak bir neden. Hedef tabii ki pazardaki her banka ve finans kurumu ile çalışabilmek. Hem onların üzerindeki yükü hafifletmek hem de pazarda likit açısından beklentileri karşılayacak havuz oluşturması sağlamak. 

REKOR 1 DAKİKA 47 SANIYE 

Biraz sürecin nasıl işlediği ve sağlayacağı avantajlardan söz eder misiniz? 

Öncelikle pazardan mal ve hizmet alan büyük firmalarla anlaşıyoruz. İkinci aşamada bu aıcıların hizmet verdiği tedarikçi firmalarla görüşmeye başlıyoruz. 

Hem alıcı firma hem bizler alacaklı olan, belirli bir vade bekleyen ama bekleyemeyecek durumda olan tedarikçilerle görüşüyoruz. Alıcı olan firma tedarikçilere “Sen Figo para ile görüş ve beni beklemeden elindeki faturanın karşılığı nakde çevirebilirsin” diyor. Dolayısıyla ikinci aşamada parasını nakde çeviremeyen tedarikçi firmalarla görüşüyoruz. Figo olarak ana görevimiz her iki tarafa da sözleşme imzalamak ve akabinde de her iki tarafın birbirine gösterecekleri faturanın platforma yüklemelerini sağlamak Alıcı firma için avantaj ne oldu? Küçük firma  büyük firmanın garantörlüğü sayesinde çok daha uygun koşullarla bankadan para alma fırsatına erişti, bir sürü prosedürden sıyrıldı. Alıcı firma için faydası ne? Alıcı firma da şunun farkında ki tedarikçi olmasa kendisi de yok Figo olarak bizde tüm süreçleri otomatize eden bir firma oluyoruz. İşlemin başından sonuna kadar geçen sürede rekorumuz 1 dakika 47 saniye. Burada süre, oturduğunuz yerden işleri halletmek, bir sürü prosedürü by-pas etmek ve tüm bunları legal bir zemin okutmak önemli. 

İşin KOBİ’lerle ilgili kısmı var bir de. Özellikle ülkenin dar boğazdan geçtiği ve finansa ciddi ihtiyaç duyulduğu dönemlerde. 

Evet, KOBİ’lerin yapması gereken bir sürü zahmetli işi aslında burada alıcı tek başına hall ediyor. Büyük firmaların finans kurum-larına “Bu borç benim borcumdur, bu borcu ben senin adına vereceğim” demesi KOBİ’yi çok rahatlatıyor. KOBİ için bu çok önemli bir kriter. Bankanın kredi ayırması, bunu hemen yapabilmesi ve bunu yaparken de dijital platformda birden fazla banka alternatifi olması avantaj sağlıyor. Karşınızda tek bir banka yok, bankadan farklı teklifleri görüp size en uygun olanı değerlendirebiliyorsunuz. 

2 BİNİN ÜZERINDE TEDARİKÇİYE HİZMET VERIYORUZ 

Şu an sisteminizde kaç tane alıcı firma var? 

Şuanda 6-7 alıcı firma ile çalışıyoruz fakat hizmet verdiğimiz tedarikçi sayısı 2 binin üze-rinde. 2 bin firma, aslında potansiyel anlamda havuzdan faydalanır durum geldi. Sistemin bir de şöyle bir güzelliği var. Sistem tama-men opsiyonel çalışan bir sistem. Tedarikçi faturasını nakde çevirmek istediğinde adımını atabilir ama finalize etmeyebilir. Bu her iki tarafa da özgürlük sağlıyor. 2019’un ikinci çeyreği gibi en az 20 büyük alıcıya ulaşmayı hedefliyoruz. Platformun birden çok bacağı var, bunlardan biri de finans kurumları. Bazı alıcılar sadece bir banka ile çalışabiliyor ve biz o banka ile çalışmıyorsak alıcı ile de çalışamıyoruz. Finans kurumlarının artması her iki tarafın da işine gelen bir süreç. O yüzden finans kuruluşlarının artması ile pazarımızı da otomatik olarak büyütüyoruz. 

Genel olarak ekonomiye sağladığınız katkı nedir? 

KOBİ’lerin ya da küçük üreticinin nakde ulaşması şu anda en büyük problem. Mevcut konjonktürden ötürü Türkiye’de küçük KOBİ’nin bugün istediği şartlarda kendi ekonomisini yoluna koyma şansı çok zor. Bizim en büyük avantajımız burada ortaya çıkıyor. Biz tepede büyük bir alıcının garantörlüğünü sisteme dahil ettiğimizde aslında altındaki “n” tane satıcıya da “Sen olabilecek en iyi şartlarla bu nakde ulaşabiliyorsun” mesajı veriyoruz. O nakdi banka sağlıyor ama bunu yaparken aslında bir ölçek ekonomisi yürütüyoruz. Diğer taraftan küçük kullanıcı diye tabir ettiğimiz kişilerin Türkiye’de her noktada yerleri var ve bu insanların her seferinde bankalara gitmesi kolay iş değil. Platformun bir özelliği de bu. Platform kolaylık üzerine dizayn edildiği için yerinizden kalkmadan nakde kavuşmanızı sağlayan bir süreci yönetiyoruz. Hem kolaylık hem de oran anlamında beklentiler karşılanıyor. 

ALACAKLI FİNANSMANI KONUSUNDA DA HİZMET SUNMAYA BASLAYACAĞIZ 

Hizmet yelpazenizi genişletmek gibi bir planınız var mı? 

Tedarikçi finansmanı yanında alacak finansmanı noktasında da hizmet vermeyi planlıyoruz. Mal veya hizmet satıp, alacaklı olan firmalara hizmet verirken başkalarından alacaklı olan büyük firmaların da alacaklarını tedarik etmeleri için bir sistem getiriyor olacağız Baktığımda; bir firmanın finanstan sorumlu personeli aynı ekranda bir tarafta borçlarını bir tarafta alacaklarını tek seferde görüp, takip edip, finans kurumu ile eşleştirip süreci online yönetiyor olacak; hedefimiz bu. İlk çeyreğin sonunda bu hizmeti sunmayı planlıyoruz. 

Türkiye’de tedarikçi finansmanında genel işlem hacmi ne? 

Tüm faktoring ve tedarikçi işlemlerinden söz edi-yorsak pazar büyük. 45-50 milyar dolar civarında diyebiliriz. Bizim tedarikçi finansmanı dediğimiz kısımda ise 100 milyar TL civarında. Pazar çok büyük ve biz daha bu pazarın çok ufak bir tarafın-dayız. Gideceğimiz çok yol var. 

Yeni yeni gelişen bir sektörden söz ediyoruz ve işin bir de yasa ya da regülasyon kısmı var. Bu anlamda neler söylersiniz? 

Şu an Türkiye’de bankacılık ve faktoring konu-sunda yasa ve yönetmelikler mevcut Biz finansal teknoloji şirketi olarak yaptığımız işlerde mevcut yasa ve yönetmelikleri dikkate alıyor, kural koyucu kurumlar ile iletişim halinde çalışıyoruz. Tabii ki biz ve benzeri destek hizmetleri yapan firmalar için de ilgili yasa ve yönetmeliklerde bizleri koruyucu, bizlere yol gösteren maddelerin olması en büyük beklentimiz. Biz biraz da kendimize bu misyonu belirledik Bu tip güncellemeler bu ve benzeri dikeylere gitmek isteyen fintechlerin nasıl ilerlemeleri gerektiği noktasında da önemli bir adım olacak Aslında en büyük beklentimiz regülasyon, yasa ya da yönetmelik anlamında bir şeyler değişirse yaptığımız fintech işlerinin de en detaylı, en doğru şekilde ve bu kapsamda değerlendirilmesi. Bizim en büyük beklentimiz bu. Şu anda regülatör kurumlarla mümkün olan her kapsamda yakın temas içerisinde olmaya çalışıyoruz. 

Yurtdışında durum nasıl peki? 

Özellikle ABD’de ve İngiltere’de çok yaygın olan bir sistemden söz ediyoruz. Bu ülkelerde sadece finans kurumlan yok. Çok farklı dinamikler söz konusu. Nakit havuzunu oluşturabilmek için faktoring şirketlerinden tutun da bireysel yatırımcılara ya da yatırım bankalarına kadar herkes katkıda bulunabiliyor. Yurt dışında biraz daha esnek bir yapı var. 


Paylaş: