Figopara 2019’da 2-3 kat büyümeyi hedefliyor

Figopara Genel Müdürü Dirgin, tüm faktoring işlemlerinde Türkiye‘de 150 milyar TL‘lik bir trafiğin söz konusu olduğunu ifade etti, bu büyüklüğün 10‘da birinin tedarikçi finansmanından geldiğini öngördüklerini söyledi.

Figopara Genel Müdürü Avşar Dirgin, ödeme sistemlerinin son yıllarda banka dışı kurumların oldukça fazla yoğunlaştığı, çeşitli ürün ve hizmetlerin sunulduğu bir alan olduğunu kaydederek, teknolojinin de yardımıyla operasyonların daha efektif hale geldiğini, ürün çeşitliliğinin de arttığını belirtti.

Avşar Dirgin, öncü bir firma olan Figopara‘nın daha önce herhangi bir firmanın çözüm sunmadığı, tedarikçi finansmanı noktasında hizmet veren bir finansal teknoloji (Fintech) firması olduğunu kaydetti. Dirgin, tedarikçi finansmanının mevcut konjoktürde ticaretin devamlılığı konusunda alıcı ve satıcı firmalar tarafından mutlak suretle kullanılan, her iki tarafa da çok sayıda avantaj sunan, ama en önemlisi finansal açıdan şirketlerin devamlılığı noktasında önem arz eden bir finansal enstrüman olduğunun altını çizdi.

Nakit paraya en çok ihtiyaç duyan işletmeler

KOBİ’lerin bugün ekonomik dalgalanmalardan en çok etkilenen, gerektiğinde nakit paraya en çok ihtiyaç duyan işletmeler olduğunu söyleyen Dirgin, aynı zamanda ekonominin omurgası durumunda olduklarını, bu nedenle KOBİ‘lerin ticaretlerini devam ettirme noktasında yardımcı olabilecek dijital çözümü Figopara ile sunduklarını belirtti.

Düşük maliyetli kaynaklara hızla ulaşmak

Bugün bir KOBİ nakde ihtiyaç duyduğunda başvurabildiği farklı finansal enstrümanların mevcut olduğunu dile getiren Dirgin, “Ancak hem maliyet hem onay mekanizmaları açısından KOBİ’lerin bu çözümlere ulaşmaları oldukça zahmetli ve birçok açıdan çok daha maliyetli.

Platformumuz sayesinde alıcı firmaların onayladığı satıcı firmalar ister bilgisayar, ister cep telefonu aracılığı diledikleri yerden finansal kurumlara çok daha iyi şartlarda ve hızlı şekilde erişerek işlerini halledebiliyorlar. Böylelikle ekonomik olarak çok daha dikkatli olmaları gereken dönemlerde çok daha düşük maliyet ile kaynaklara ulaşarak destek elde ediyorlar.

Bu da tüm Türkiye ekonomisine katkı sağlayan bir model noktasına geliyor. Tedarikçi finansmanının bu faydalarından yararlanan alıcı ve satıcı firmalar, Figopara’nın dijital ortamı ile işlemlerini çok daha hızlı ve güvenli bir altyapı ile tamamlayarak maliyetleri konusunda bir kat daha tasarruf etme imkanı bulabiliyorlar“ dedi.

Tedarikçi finansmanı daha çok kullanılacak

Tedarikçi finansmanının ticaretin daha hızlı dönmesini sağladığının altını çizen Dirgin, şunları kaydetti: “Ticaretin hacmine paralel olarak sektör de büyüyor. Türkiye özelinde konuşacak olursak, nakite ihtiyacın arttığı bu dönem tedarikçi finansmanının daha çok kullanılacağı bir dönem olacak diyebiliriz. Tedarikçi finansmanı dünyada hızla gelişiyor. Finansal teknoloji uygulamaları bugün ABD ve İngiltere‘de çok yaygın. Yurtdışında sisteme yatırım fonları da dahil. Dolayısıyla oyuncu sayısı daha fazla. Tüm faktoring işlemlerinde Türkiye‘de yaklaşık 150 milyar TL‘lik bir trafik söz konusu. Bu büyüklüğün 10‘da birinin tedarikçi finansmanından geldiğini varsayabiliriz.“

Figopara‘nın İSO ve TİM listesindeki firmaları hedeflediğini söyleyen Dirgin, “Tedarikçi finansmanı özellikle bu firmalara çok büyük yararlar sağlayacak. 2019 hedefimiz ise ciroda en az 2-3 kat civarında büyümek. Halihazırda tedarikçi üye sayımız 3 bini geçti. Figopara olarak kısa bir zaman diliminde 300 milyon TL‘lik ciroyu aşmış bulunuyoruz. 8 büyük alıcı firma ve 8 banka ile çalışıyoruz“ dedi.

Figopara’nın ortaklık yapısı değişti

Kuruluşu Ekim 2016’ya kadar dayanan Figopara’nın ortaklık yapısının geçen yıl değiştiğini anlatan Dirgin, bu konuda şunları söyledi: “Logo Yazılım’ın iştiraki olan e-Logo ile Foriba’nın ortaklığıyla kuruldu. Aslında iki rakip firmanın kurduğu bir şirket. Aralık sonu itibarıyla e-Logo hisselerini diğer ortağı Foriba’ya devretti.

Foriba’nın 2018’de şöyle bir hikayesi oldu. Yabancılardan birden fazla yatırım aldı. Biri Dünya Yatırım Bankası… Ana yatırımcısı Revo Capital. Biliyorsunuz Revo Capital, Cenk Bayraktar, Fibabanka ve Tahsildaroğlu’nun içinde olduğu bir yatırım fonu. Diğer tarafta Endeavor Catalyst var. Onlar da yatırımcı oldu. Yılbaşı itibarıyla arkada çok ortaklı yatırımcı ağının bulunduğu önde Foriba’nın olduğu yüzde 100 de bu grubun olduğu bir iştirake dönüştü. Bunun sebebi de büyümenin stratejik anlamda farklı noktalara gidilmek istenmesi.”

Stratejik değişikliği

Foriba’nın stratejik değişikliğinin nedenleri hakkında ise Avşar Dirgin şunları söyledi: “Foriba, 2018’de yurtdışı operasyonlarına girişti. Türkiye’deki hizmetlerini özellikle Doğu Avrupa başta olmak üzere İtalya gibi Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, Latin Amerika ve Uzakdoğu ülkeleri olmak üzere genişletmeye çalışıyor. 2019 hedefi 20 ülkede operasyon sunabilmek. Dolayısıyla iştiraklerini de gittiği ülkelerde tanıtmak o ülkelerde yaygınlaştırmak istiyor. Ağırlıklı olarak finans sektörünün kuvvetli, gözde olduğu ülkelerde olduğu için “tek ortaklı daha hızla yürüyelim, stratejik anlamda yurtdışında büyümeyi gerçekleştirelim” diye düşünüldü. Dünya Bankası zaten bu tip işlerde uzman. Özellikle finansal teknoloji noktalarında.

Ortaklık yapısındaki bu değişiklik bizim yapımızı biraz daha değiştirmeye başladı. Yani Foriba’nın, Dünya Bankası, Endeavor ve Revo Kapital’in ana ortak noktasına geçmesi…”

Birlik’ten alt yapı hamlesi

Sökterdeki ilk şirket olduklarının altını çizen Dirgin, piyasaya yeni yeni girmeye çalışan şirketler olduğunu belirtti. Finansal Kurumlar Birliği’nin de benzer bir yapı kurmaya çalıştığını kaydeden Dirgin, “Birliğin ticari faaliyet göstermesi normal mi?” şeklindeki sorumuza şu yanıtı verdi:

“Girmiyor zaten. Birlik “ben bir altyapı kurayım bunu isteyen finans kurumları kullansın” anlamında sektörde. Tabi işe ticari boyutta bakmadığınızda işin ilerlemesi için gerekli motivasyonu her zaman sağlayamıyorsunuz.

Biz para kazanmak zorunluluğu olan şirketiz. Satış yapmamız gerekiyor. Alıcıya da, Finans grubuna da, satıcıya da gidiyoruz.”

“Krediyi Banka veriyor, siz nasıl para kazanıyorsunuz?” şeklindeki sorumuza ise Dirgin şu yanıtı veriyor: “Biz geçen trafikten kazanıyoruz. Komisyon aldığımız modeller var. Alıcıya bir hizmet ücreti karşılığı fatura kestiğimiz modeller var. Biz günün sonunda aslında alıcıya yönelik bir operasyonel kolaylık yaratıyoruz.”


Paylaş: